English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

BARIŞ ADIBELLİ

Üyelik Girişi
Videolar
SOSYAL AĞ
Sosyal Ağlarda 
 
Site Haritası
Takvim

ANASAYFA

     


  

Nihayet, ABD başkanını seçti. Aylardan beri Trump mı olacak, Biden mı olacak bu tartışma hem ülkemizin hem de tüm dünya kamuoyunun gündemini işgal etti. Türk kamuoyu da ikiye bölündü. Millet, pazarda, çarşıda, okulda, kahvehanede ve camide Trump mı seçilecek, Biden mı seçilecek tartışmalarına girdi. Sanki seçim ABD'de değil de Türkiye'de yapılıyormuş gibi sert tartışmalar yaşandı. Televizyon kanallarında sabahlara kadar Amerikan seçimleri tartışıldı. Öyle ki bir süreliğine Türkiye'nin temel meselelerini bile unuttuk; hatta yanı başımızda Azerbaycan'ın adım adım zafere gidişini bile takip edemedik. Kısacası Amerikan seçimlerini iliklerimize kadar hissettik.
ABD’de seçim süreci halen devam ediyor ve kıyasıya bir mücadele var. Şu ana kadar gelen bilgiler ışığı altında Biden ipi göğüslemiş durumda. Trump var gücüyle direnmeye devam ediyor, sonuçların bir komplo olduğunu iddia ediyor ve sonuçlara itiraz edeceğini söylüyor. ABD’deki seçimler Cumhuriyetçilerle Demokratların mücadelesi gibi görünse de esasında ulusalcılar ile küreselcilerin bir mücadelesi olduğu açıktır. Bu mücadele aslında yeni değil. Daha en başında, ABD’de küreselciler ve ulusalcılar hep mücadele içindeydiler.
ABD’de kıran kırana bir seçim yarışı devam ediyor son kez televizyonda tartışma yapıldı anketlere göre Biden önde görünüyor. Seçim kampanyalarında Trump da Biden da aile ilişkilerinden tutun ticari, siyasi ve aklınıza gelebilecek her türlü meseleyi seçim kampanyasının birer malzemesi haline getirmeyi başardılar. İster istemez bu da beraberinde Amerikan siyasetinde inanılmaz bir seviye düşüklüğünü gözler önüne serdi. Trump‘ın umursamaz tavrı ve ABD başkanlığını adeta bir golf oyunu, bir hobi gibi veya kendisini emekli olduktan sonra avutacak bir oyuncak, bir meşgale gibi görmesi bu sürecin tartışmalı hale gelmesinde etkin oldu. Dolaysıyla 2020 seçimleri Amerikan tarihinin en kanlı bıçaklı seçim yarışı dersek herhalde yanılmış olmayız.
27 Eylül’de Ermenistan’ın saldırılarıyla başlayan Azerbaycan-Ermenistan çatışması yoğunluğunu artırarak devam ediyor. Ermenistan’ın uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayarak sivilleri hedef alması, Erivan’ın bu savaşı ne kadar kirli bir şekilde yürüteceğini de gösteriyor. Her yeni gün Karabağ’ın özgürlüğüne Azerbaycan bir adım daha yaklaşıyor. Azerbaycan’ın ilerleyişinin Avrasya’nın ön kapısı Kafkaslar’daki jeopolitik düzeni sil baştan değiştireceği gibi başta Rusya, ABD ve öteki Batılı güçlerin de geleneksel olarak Karabağ meselesine ve Kafkaslara yaklaşımını da değiştirecek gibi görünüyor.
Günlerden beri dünya Kuzey Kore lideri Kim Jong-un öldü mü kaldı mı ona odaklanmış duruyordu ki bir Gübre fabrikasının açılışında kurdele keserken görüldü de dünya rahatladı. Gerçi görüntüdeki kişi gerçekten Kim Jong-un muydu yoksa dublörü müydü o da tartışmalı. Zaten Trump, konu hakkında yorum yapmayacağını söyleyerek yeni bir gizem yaratmaktan da geri durmadı. Şimdi dünya soruyor acaba Kim Jong-un gerçekten öldü mü? Gelelim esas konumuz olan salgından sonra dünya nasıl bir yer olacak sorusuna… Covid-19 salgının başlamasından itibaren üç önemli konu uluslararası kamuoyunu meşgul etti: Birincisi virüs neden ortaya çıktı, ikincisi aşı bulunacak mı, üçüncüsü salgından sonra dünya nasıl ocak?
 2 
manşetler

Türk ve Dünya Tarihinde Yaşanan Olaylar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam7
Toplam Ziyaret37100