ANA SAYFA
Barış ADIBELLİ
Video
Arşiv
Yorum
 


 
 




 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


 
 
 
 
 

Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği Örgütü’nde Güç Mücadelesi

ASAM

25 Haziran 2008

 

Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) örgütü, Asya-Pasifik bölgesinde ekonomik gelişmeyi ve refahı artırmak ve  bölgedeki ülkelerin birbirleriyle ilişkilerini güçlendirmek amacıyla 1989 yılında kuruldu. Avustralya, Singapur, Kanada, Çin, Tayvan, Hong Kong (Çin Özel Yönetimi) Tayland, Endonezya, Güney Kore, Japonya, Malezya, Meksika, Yeni Zelanda, ABD, Papua Yeni Gine, Rusya, Filipinler, Vietnam, Brunei Sultanlığı, Peru ve Şili’nin oluşturduğu 21 üyesi ile dünya nüfusunun yüzde kırkını, dünya millî gelirinin yüzde elli altısını ve dünya ticaret hacminin de yüzde kırk sekizini oluşturuyor. APEC kapsamında bölgesel işbirliğinin temel hedefleri ise, üye ülkeler arasında gümrük tarifelerinin düşürülmesi ve diğer ticaret engellerinin azaltılması yerel düzeyde verimli ekonomilerin oluşturularak ithalatın artırılmasını sağlamak olarak özetlenebilir. Birçok uluslararası örgütten farklı olarak APEC, anlaşmalara dayanan hukuki yükümlülükler getirmiyor, kararlar oy birliği ile alınıyor. Yükümlülükler tamamen gönüllülük esasına dayanıyor.

APEC’in örgütsel yapısını; ticaret ve yatırımları izleme, balıkçılık, enerji, yatırım ve teknoloji transferi, insan kaynaklarını geliştirme, telekomünikasyon, deniz kaynaklarının korunması, ulaştırma ve turizm konularında özel çalışma birimleri oluşturuyor. Bunun yanında üst düzey yetkililer ve bakanlar düzeyinde toplantı ve ülke liderlerinin katıldığı zirve toplantısı mekanizmaları bulunuyor. APEC ekonomi temelli bir örgüt olmasına rağmen özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra uluslararası politikadaki değişim kendisini APEC gündeminde de göstererek uluslararası terörizmle mücadele politikası temelinde bölgesel ve küresel güvenlik sorunlarını ve buna bağlı olarak güvenlik politikalarını da gündemine almış bulunuyor.

APEC, Asya- Pasifik bölgesinde önemli bir ekonomik işbirliği yapılanması olsa da Asya’nın ve dünyanın Çin’den sonra büyümekte olan ve gelecek vaat eden bir ekonomiye  sahip olan Hindistan dışarıda kalmıştır. 1991 yılında Hindistan üyelik için başvurmuş fakat bu başvurusu kabul edilmedi. Aynı dönemde Çin’in üyeliği ise kabul edildi. 1991 yılında APEC’in almış olduğu kararla yeni üye kabulü 10 yıllığına dondurulmuştu.  1998 yılında ise yeni üye alımı tekrar 10 yıllığına donduruldu. Bu 10 yıllık süre geçtiğimiz yıl APEC Sidney Zirvesi’nde sona erdi. Hindistan, bu zirve öncesi bir kez daha üyelik için başvurdu. Hindistan’ın üyelik başvurusu ABD, Japonya ve Avustralya tarafından memnuniyetle karşılandı. Hindistan ile birlikte APEC’e üyelik için Pakistan, Bangladeş, Kamboçya, Laos ve Burma da başvuruda Bulundu. Ancak Hindistan’ın üyeliği için başta Rusya olmak üzere diğer üyeler arasında bir görüş birliği sağlanamadığı için Hindistan’ın üyeliği gerçekleştirilemedi. Bu arada APEC üyeleri arasında örneğin Malezya gibi açıktan Hindistan’ın üyeliğine karşı çıkan ülkeler de bulunuyor.

ABD’nin Hindistan  ile 2006 yılında Güney Asya’da yeni bir savunma işbirliğini başlatacak olan bir takım anlaşmaları imzalamasından doğan ve ABD’nin savunma alanında nükleer ve askerî  yardımı öngören yükümlülüklerini yerine getirmemesi,  APEC üyeliğinde yeterli yardımı yapmaması ve üstüne üstlük ABD’nin APEC’teki temsilcisinin yaptığı açıklamayla ABD’nin genişlemeden çok derinleşmeyi savunduğunu belirtmesi,  Hindistan’ı bölgesel ve küresel politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu. Bu bağlamda, APEC içerisinde bulunan bloklaşmadan faydalanmak isteyen Hindistan, Çin ve Rusya’nın oluşturduğu bloka yakınlaştı. Bu yakınlaşmanın fiziki sonucu ise 2007 Sonbaharında Çin ve Hindistan kara kuvvetlerinin Çin topraklarında terörizmle mücadele tatbikatı yapmasında da görüldü. Uzun süreden beri aralarında tarihsel bir takım husumetlerin bulunduğu Çin’e uzak duran Hindistan’ın bu politikasını değiştirerek, yanı başındaki komşusu ile yeni bir süreç başlatması  şüphesiz Vaşington’da tepkiyle karşılandı. Hindistan’ın Çin kartı, ABD tarafından iyi okunarak Hindistan’a daha önce verilmesi düşünülen ama bir türlü verilemeyen askerî yardımlar ve nükleer işbirliği konuları tekrar gündeme geldi. Ayrıca Hindistan’ın APEC üyeliği de ABD tarafından gündeme getirildi. ABD’nin önderlik ettiği Avustralya, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda gibi üye ülkelerin oluşturduğu blok  Hindistan’ı desteklemeye başladılar.

Sonuç olarak, Hindistan üzerinden yaşanan güç mücadelesinde temel sorun Asya-Pasifik bölgesinde kimlerin egemen güç konumuna yükseleceği ve bölgenin ticaretini kimlerin kontrol edeceğidir. Bu açıdan, APEC içerisinde üyelik için Hindistan’ın yaklaşacağı her blok kendisi için faydadan çok zarar getirecek. ABD önderliğindeki blok Hindistan’ı desteklediğinde bu defa Çin-Rus bloku Hindistan’ın üyeliğine karşı çıkacak. Aslında her iki blokun istisnaların dışında Hindistan’a karşı her hangi bir düşmanlığı veya ön yargısı bulunmuyor. Fakat APEC’in bünyesinde yaşanan güç mücadeleleri üye olacak ülkeler üzerinden kendini gösteriyor. Bu mücadele sadece Hindistan üzerinden değil başta Pakistan olmak üzere üyelik için başvurmuş diğer ülkeler üzerinden de sürdürülüyor. Son gelişmeler bir tarafa bırakılırsa diplomatik kulislerde Hindistan’ın 2010’dan önce APEC’e üye olamayacağı konuşuluyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
1