ANA SAYFA
Barış ADIBELLİ
Video
Arşiv
Yorum
 


 
 




 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


 
 
 
 
 

Çin-Tayvan Barışına Doğru
Barış ADIBELLİ
ASAM Değerlendirmesi
17 Haziran 2008

Uluslararası güvenliğin en hassas konularından biri olan Tayvan sorununda bugünlerde önemli gelişmeler yaşanıyor. Tayvan’da Mart 2008’de yapılan seçimlerde Gomindang’ın (Çin Milliyetçi Partisi) devlet başkanlığı seçimini kazanması ve Taypey eski belediye başkanı Ma’nın Tayvan’ın yeni Cumhurbaşkanı olması, Çin-Tayvan ilişkilerini de yakından etkiledi . Hatırlanacağı üzere önceki dönem iktidarda olan Demokratik İlerleme Partisi, ağırlıklı olarak politikalarını bağımsızlık üzerine kurmuştu. Önceki Cumhurbaşkanı Çen Şu Biyen, birçok kez Tayvan’ın bağımsızlığına yönelik açıklamaları nedeniyle Çin’in sert tepkisiyle karşılaşmıştı. Demokratik İlerleme Partisi’nin aksine Gomindang, Çin ile ilişkilerin geliştirilmesi, mevcut durumun muhafaza edilmesi ve bölgede tansiyonu artıracak keyfi açıklamalardan kaçınılmasını esas alan politikaları savunuyordu. İki parti arasındaki mücadele o denli yoğunlaştı ki Taypey eski belediye başkanı Ma, belediye başkanı olduğu dönemde yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle dönemin iktidarı tarafından mahkemeye verildi. Yargılama sonucu aklanan Ma, mahkeme sürecini iyi bir şekilde kullanarak bunu sandığa yansıtmayı başardı.

Tayvan’da milliyetçi partinin iktidara gelmesi, Çin-Tayvan ilişkilerinde de somut gelişmeler yaşanmasına yol açtı. Tayvan 'Cumhurbaşkanı Yardımcılığı' görevine seçilen Vincent Siew, geçtiğimiz Nisan ayında Boao Asya forumuna katılan  Çin Devlet Başkanı Hu Jintao ile görüştü. Bu görüşme, Tayvan’da yüksek düzeyde resmî bir görevlinin Çin Komünist Partisi genel sekreteri ve Çin Devlet Başkanı ile ilk görüşmesiydi.  Milliyetçi Parti’nin iktidara gelmesinin yarattığı etki, Çin’de de kendini göstermişti. Cumhurbaşkanı yardımcısının ziyaretinin ardından bir başka tarihî gelişme ise; bir zamanlar Çin Komünist Partisi’nin bir numaralı düşman olarak gördüğü, 1945-1949 yılları arasında silahlı mücadele verdiği ve halk düşmanı ilan ettiği Gomindang’ın (Çin Milliyetçi Partisi) lideri Wu’nun  Mayıs ayında Çin’e altı günlük bir ziyaret gerçekleştirmesiydi. Wu, 1949 yılında Çin ile Tayvan arasında, iç savaş sonrası yaşanan ayrışmanın ardından, bu ülkeyi ziyaret eden ilk Tayvan iktidar partisi lideri oldu. Taraflar arasında 10 yıldır doğrudan görüşme yapılmıyordu.

Gomindang lideri Wu, Çin Devlet Başbakanı Hu Jintao ile yaptığı görüşmede gündemin üst sıralarında, Çin ile Tayvan arasında karşılıklı uçak seferleri yapılması ve Çinli turistlerin Tayvan'ı ziyaretlerine izin verilmesi gibi başlıklar bulunuyordu. Nihayet, Çin ve Tayvan arasında düzenli uçak seferlerinin yapılması ve Çin'e giden turistlerin Tayvan'ı da ziyaret edebilmesine ilişkin tarihî bir anlaşma imzalandı. Ayrıca iki ülke, karşılıklı vize işlemleri ve resmî temasları sürdürmek amacıyla sürekli bürolar açılmasına da karar verdiler. Bu ayrıntı, Çin-Tayvan ilişkilerinde büyük önem arz ediyor. Zira, Tayvan adasında yaşayan halkın büyük çoğunluğunu Çinliler oluşturuyor. Adada yaşayan Çinlilerin büyük bir kısmı Çin’in özellikle güney bölgesinden göç edenlerden oluşuyor. Bugün birçok Tayvanlının köyü, kasabası veya geldiği şehir Çin ana karasında bulunuyor. Kimi Tayvanlının annesi, babası, kardeşleri veya diğer akrabaları Çin’in çeşitli bölgelerinde yaşıyorlar. Çin kültüründe aile önemli bir yer işgal ediyor. Özellikle, Çin’in kültüründe  bulunan çeşitli bayramlarda akrabalarla bir araya gelmek önemli bir kültürel değerdir. Bu nedenle, bilhassa doğrudan uçak seferlerinin konmuş olması Tayvanlıların ailelerini ve akrabalarını ziyaret etmeleri konusunda önemli bir adım olmuştur.

Öte taraftan, bu anlaşma, sadece kültürel ilişkileri düzenleyen bir karar olmayıp, Tayvanlı yatırımcıların da Çin’e daha fazla yatırım yapmasına imkân sağlayacak. Hâlihazırda Çin’de 100 milyar dolar değerinde Tayvan yatırımı bulunuyor.  Bu yatırımlar içinde yer alan nano teknolojisi ve çip üretimi gibi ileri teknoloji yatırımları, Çin’in özellikle ilgilendiği konular arasında bulunuyor. Bunun yanında Tayvan’ın Doğu Asya’da önemli bir finans merkezi olması nedeniyle Çin’in Tayvan ile geliştirmekte olduğu ilişkilerin finans alanında da kendini göstermesi bekleniyor. Batı’yı ve ABD’yi çok iyi tanıyan uzmanlara ve üniversitelere sahip olan Tayvan, yeni dönemde bu avantajını kullanarak Çin’den gelecek öğrencileri de yetiştirme imkânına kavuşacak.
 
Sonuç olarak, 1949 yılından beri Çin ile Tayvan arasında yaşanan ve zaman zaman sıcak çatışmaya dönüşmüş olan gerginlik, yavaş yavaş yerini barış ortamına bırakıyor. Soğuk Savaş’ın kendi dinamikleri içinde şekillenen ilişkiler, Tayvan’daki milliyetçilerin iktidarıyla başlayan yeni dönemde farklı bir boyut kazanıyor. Şüphesiz son dönemde belli bir istikrar yakalayan Çin-ABD ilişkilerinin de Tayvan’la başlatılan barış sürecine önemli katkısı oldu. Çin-Tayvan ilişkilerinin geleceğine yönelik belki de en önemli mesajı Tayvan'ın yeni Cumhurbaşkanı Ma Ying-jeou, yemin töreninde “Tayvan ve Çin'in uluslararası ilişkilerde artık bir ateşkese gitmeleri ve birbirleriyle rekabet etmek yerine iş birliği içinde çalışmaları gerektiğini” söyleyerek verdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
1