ANA SAYFA
Barış ADIBELLİ
Video
Arşiv
Yorum
 


 
 


 

 

 



 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


 
 
 
 
 

Tercüman Gazetesi, 27 Ekim 2009

AVRASYA’DA Şİİ TÜRK DEVLETİ PROJESİ

BARIŞ ADIBELLİ

badibelli@yahoo.com

 

Son günlerde, Türkiye ile Azerbaycan arasında bayrak nedeniyle yaşanan kriz aslında satır aralarında bir takım başka gelişmeleri de barındırıyor gibi. Bu krizle birlikte Azerbaycan sadece Türkiye’den uzaklaşmakla kalmayıp Batı ittifakından da uzaklaşmaya başlamıştır. Ermenistan açılımıyla başlayan iki ülke arasındaki krizin sinyalleri çok daha önce gelmeye başlamıştı. Kuşkusuz, Azerbaycan’ın dış politikasında yapmakta olduğu stratejik dönüşüm Türkiye’de pek fazla hesaba katılmadı. Enerji savaşlarında önemli bir cephe hattını oluşturan Azerbaycan, 1990’larda rotasını Türkiye ve ABD’nin yanında yer alarak Batı ile birlikte hareket etmek olarak belirlemişti. Bu bağlamda, Rusya’ya hep mesafeli oldu. Azerbaycan, topraklarının bir kısmının Ermeni işgali altında olmasından Rusya’yı sorumlu tuttu. Hazar Denizi’nin statüsü nedeniyle İran’la yaşanan gerginlik nedeniyle de bölgesel işbirliği oluşumlarına hep uzak durdu. Dağlık Karabağ sorununa herhangi bir çözüm önerisinde bulunmayan ve kınamayan Şanghay İşbirliği Örgütü’ne pek sıcak bakmadı. Fakat geçen süre zarfında Bakü’nün tüm politikalarında giderek bir değişim olduğu gözlenmeye başlandı. Özellikle Rusya ile enerji alanında yeni bir işbirliği sürecine niyetlenmesi, Çin ve diğer Orta Asya devletlerine göz kırpmaya başlaması, Azerbaycan’ın güvenlik ve dış politikasında yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Bu bağlamda Azerbaycan, Türkiye ve ABD’nin bölgesel politikalarının dışında daha bağımsız ve kendi ulusal çıkarları üzerinden bir politika tesis etmek istiyor. Bu nedenle son günlerde yaşanan gerginliği sadece protokollerin imzalanması ya da bayrak krizine bağlamak mevcut durumu basitleştirmekten öte bir anlam taşımaz.

 

Azerbaycan’ın ne denli önemli olduğunu  yakın geçmişte masa üzerine konulan kimi projelerin satır aralarına bakarak anlamak mümkün. Bush yönetiminin rafa kaldırılan meşhur “Büyük Orta Doğu” projesi kapsamında bir takım  planlar üzerine beyin fırtınası yapılmıştı. Bunlardan bir tanesi de İran’ın “etkisizleştirilmesi” için İran’da yaşayan Azeri Türkleri’nin Azerbaycan üzerinden İran’a karşı kullanılması fikriydi. Bu fikir, Türkiye’de de oldukça taraftar topladı. Zira İran’dan ayrılan Azeri Türkleriyle birleşecek olan Azerbaycan Avrasya’da Türkiye ile birlikte büyük bir güç haline gelecekti. Hele de gelecekte bu iki ülkenin birleşmesiyle beraber büyük bir Türk devleti kurulacaktı. Ancak  görünen fotoğrafın öyle olmadığı çok sonraları ortaya çıktı. ABD, ortaya çıkacak olan yeni Azeri devletinde nüfus olarak İran Azerilerinin çoğunlukta olması nedeniyle yönetimi onlara bırakmayı düşünmüştü. Yani bir nevi İran’dan ayrılan Azeriler, Azerbaycan’ı yutacaktı. İran’daki Azeri Türklerin Şii inancına güçlü bir şekilde bağlı olması ABD’ye bölgede İran’dan daha etkin ve ABD ile barışık yeni bir Şii devleti kurma yolunu açacaktı, bir başka deyişle    Türk-Şii devleti… Ayrıca, ABD, Türkiye’nin bu yeni devletle birleşmesini de istemiyordu. ABD’ye göre Türkiye Sünni İslam dünyasını kontrol için önemliydi. Aynı şekilde oluşmuş olan yeni Azeri Şii devleti ile de Şii dünyasını özellikle de Orta Doğu’daki Şiiler kontrol edilecekti. Her iki devletin de ABD’nin doğal müttefikleri olduğu düşünüldüğünde Washington yönetimi için bu proje bulunmaz bir fırsattı. Ancak ABD’nin öngöremediği bir takım bölgesel ve küresel gelişmeler bu tip projelerin de altının oyulmasına neden oldu. Her şeyden önce, İlham Aliyev, İran’la böyle bir sürtüşmeye girmeye yanaşmadı. Çünkü Afganistan’da ve Irak’ta açıkça görülen ABD’nin maceracı politikalarına Bakü yönetimi güvenmedi. Görünüşe göre, İlham Aliyev,  Dağlık Karabağ’daki işgalin meşrulaştırılması tehlikesini görerek bu tip projelerin Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tehdit ettiğini düşündü.

 

Sonuç olarak unutmamız gerekir ki, Azerbaycan bölgede oldukça önemli jeostratejik bir konumda bulunmaktadır. Sahip olduğu enerji kaynakları büyük güçlerin iştahını kabartmaktadır. Hatırlayalım, Hitler’in  Sovyetler Birliği’ne savaş açmasının en önemli nedenlerinden birisi Bakü petrolleriydi. Tüm bu yaşananlardan şu ana kadar tek kazançlı çıkan ülke ise Rusya olmuştur. Rusya, hem Ermenistan cephesinde, hem de Azerbaycan cephesinde kazanmıştır….

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
1