|
AVRASYA’DA Şİİ TÜRK DEVLETİ PROJESİ
BARIŞ ADIBELLİ
badibelli@yahoo.com
Son günlerde, Türkiye ile Azerbaycan arasında
bayrak nedeniyle yaşanan kriz aslında satır aralarında bir
takım başka gelişmeleri de barındırıyor gibi. Bu krizle
birlikte Azerbaycan sadece Türkiye’den uzaklaşmakla kalmayıp
Batı ittifakından da uzaklaşmaya başlamıştır. Ermenistan
açılımıyla başlayan iki ülke arasındaki krizin sinyalleri
çok daha önce gelmeye başlamıştı. Kuşkusuz, Azerbaycan’ın
dış politikasında yapmakta olduğu stratejik dönüşüm
Türkiye’de pek fazla hesaba katılmadı. Enerji savaşlarında
önemli bir cephe hattını oluşturan Azerbaycan, 1990’larda
rotasını Türkiye ve ABD’nin yanında yer alarak Batı ile
birlikte hareket etmek olarak belirlemişti. Bu bağlamda,
Rusya’ya hep mesafeli oldu. Azerbaycan, topraklarının bir
kısmının Ermeni işgali altında olmasından Rusya’yı sorumlu
tuttu. Hazar Denizi’nin statüsü nedeniyle İran’la yaşanan
gerginlik nedeniyle de bölgesel işbirliği oluşumlarına hep
uzak durdu. Dağlık Karabağ sorununa herhangi bir çözüm
önerisinde bulunmayan ve kınamayan Şanghay İşbirliği
Örgütü’ne pek sıcak bakmadı. Fakat geçen süre zarfında
Bakü’nün tüm politikalarında giderek bir değişim olduğu
gözlenmeye başlandı. Özellikle Rusya ile enerji alanında
yeni bir işbirliği sürecine niyetlenmesi, Çin ve diğer Orta
Asya devletlerine göz kırpmaya başlaması, Azerbaycan’ın
güvenlik ve dış politikasında yeni bir dönemin başladığını
gösteriyor. Bu bağlamda Azerbaycan, Türkiye ve ABD’nin
bölgesel politikalarının dışında daha bağımsız ve kendi
ulusal çıkarları üzerinden bir politika tesis etmek istiyor.
Bu nedenle son günlerde yaşanan gerginliği sadece
protokollerin imzalanması ya da bayrak krizine bağlamak
mevcut durumu basitleştirmekten öte bir anlam taşımaz.
Azerbaycan’ın ne denli önemli olduğunu yakın
geçmişte masa üzerine konulan kimi projelerin satır
aralarına bakarak anlamak mümkün. Bush yönetiminin rafa
kaldırılan meşhur “Büyük Orta Doğu” projesi kapsamında bir
takım planlar üzerine beyin fırtınası yapılmıştı. Bunlardan
bir tanesi de İran’ın “etkisizleştirilmesi” için İran’da
yaşayan Azeri Türkleri’nin Azerbaycan üzerinden İran’a karşı
kullanılması fikriydi. Bu fikir, Türkiye’de de oldukça
taraftar topladı. Zira İran’dan ayrılan Azeri Türkleriyle
birleşecek olan Azerbaycan Avrasya’da Türkiye ile birlikte
büyük bir güç haline gelecekti. Hele de gelecekte bu iki
ülkenin birleşmesiyle beraber büyük bir Türk devleti
kurulacaktı. Ancak görünen fotoğrafın öyle olmadığı çok
sonraları ortaya çıktı. ABD, ortaya çıkacak olan yeni Azeri
devletinde nüfus olarak İran Azerilerinin çoğunlukta olması
nedeniyle yönetimi onlara bırakmayı düşünmüştü. Yani bir
nevi İran’dan ayrılan Azeriler, Azerbaycan’ı yutacaktı.
İran’daki Azeri Türklerin Şii inancına güçlü bir şekilde
bağlı olması ABD’ye bölgede İran’dan daha etkin ve ABD ile
barışık yeni bir Şii devleti kurma yolunu açacaktı, bir
başka deyişle Türk-Şii devleti… Ayrıca, ABD, Türkiye’nin
bu yeni devletle birleşmesini de istemiyordu. ABD’ye göre
Türkiye Sünni İslam dünyasını kontrol için önemliydi. Aynı
şekilde oluşmuş olan yeni Azeri Şii devleti ile de Şii
dünyasını özellikle de Orta Doğu’daki Şiiler kontrol
edilecekti. Her iki devletin de ABD’nin doğal müttefikleri
olduğu düşünüldüğünde Washington yönetimi için bu proje
bulunmaz bir fırsattı. Ancak ABD’nin öngöremediği bir takım
bölgesel ve küresel gelişmeler bu tip projelerin de altının
oyulmasına neden oldu. Her şeyden önce, İlham Aliyev,
İran’la böyle bir sürtüşmeye girmeye yanaşmadı. Çünkü
Afganistan’da ve Irak’ta açıkça görülen ABD’nin maceracı
politikalarına Bakü yönetimi güvenmedi. Görünüşe göre, İlham
Aliyev, Dağlık Karabağ’daki işgalin meşrulaştırılması
tehlikesini görerek bu tip projelerin Azerbaycan’ın toprak
bütünlüğünü tehdit ettiğini düşündü.
Sonuç olarak unutmamız gerekir ki, Azerbaycan
bölgede oldukça önemli jeostratejik bir konumda
bulunmaktadır. Sahip olduğu enerji kaynakları büyük güçlerin
iştahını kabartmaktadır. Hatırlayalım, Hitler’in Sovyetler
Birliği’ne savaş açmasının en önemli nedenlerinden birisi
Bakü petrolleriydi. Tüm bu yaşananlardan şu ana kadar tek
kazançlı çıkan ülke ise Rusya olmuştur. Rusya, hem
Ermenistan cephesinde, hem de Azerbaycan cephesinde
kazanmıştır….
|